You Never Satisfy Me

Excuse me sir, do I have your attention? -affedersiniz efendim, ilginize sahip miyim? there's something if you don't mind I'd like to mention. -sizin için önemli değilse bahsetmek istediğim şeyler var. so open those ears, sit your butt down and shut your mouth! -öyleyse kulakları aç, kıçının üstüne otur ve ağzını kapat! I'm aware that it's hard for you to do that, -onu yapabilmenin senin için zor olduğunun farkındayım all I ask is lay down, put your feet up -bütün sorduğum şart koşmaktır, ayaklarını kaldır now soak in, pay attention, learn a lesson loud and clear -şimdi em, kulak ver, ders al parlak ve bütünüyle Hey, you're a dirty liar, -hey, sen pis bir yalancısın, you wronged me out for something I thought was right, -benim doğru düşündüğüm şeyler için bana haksızlık ettin I wanted to be left alone, -yalnız bırakılmak istedim not show around like your golden prize -gezdirme senin altın tekliflerin gibi oh, I looked around, -etrafa bakındım look what happened, you found out -bak ne oldu , buldun you never satisfy me -beni hiç tatmin etmiyorsun Never trusted anyone in the first place, -ilk yerde kimseye güvenme you turned me up, your disgusting, anyway -beni kaldırdın, senin iğrenç, neyse hear that music, crank it up, -müziği duy, krankla çalıştır is there something familiar in the singer's voice -bu şarkıcının sesinde tanıdık bir şeyler var mı? turn it down, now listen to me, -şimdi sesi kız ve beni dinle what made you think you were my authority -senin, benim otoritem olduğunu düşündüren şey nedir? I'm awake, finally, now I'm able to move on (just gotta tell the truth) -uyanığım, son olarak, şimdi ben geçebilirim ( sadece doğruları söylemem gerekiyor ) Now do these words stick to you, hope they do. -şimdi bu kelimeler sana batıyor mu? Umarım batıyorlardır. think about it, think about it -düşün bunu , düşün bunu stick to you like superglue, keep you from the things you do -süper yapıştırıcılar gibi batıyor sana, seni yaptığın şeylerden uzak tutuyor
Click to share thisClick to share this